geçmişiyet | 14.11.2007 muratarif

ve bazı satırların canı acıtmak üzere
canı dürttüğü ...

ve "okudukça yok olan" şiir mısralarının
sevdaya benzerliğini keşfettim

bugün bir kaç sene öncesine duyulur ya özlem
bir kaç sene sonra yine bir kaç sene öncesine duyulacak
ama sonsuzluğu olmayacak bu döngünün
bir kaç bir kaç sene öncesi unutulmuş olacak

ilerledikçe zaman yaşam değişir bir yandan
okul kıyafetleri unutulunur gider
bazı şiirler kitaplarla atılmıştır 
unutulduğu için en güzel mısralar bunlardaymış gibi gelir
işyerleri kapanıp gayrimenkul olur
ne çok dostum vardı denir  - sevilmeyenler arasından seçilir çoğu kez -
zamanla kötüye ait ne varsa
kaybolup gider,
geçmiş hep güzel kalır
kalır gibi gelir
aslen; geçmiş geçmiştir

ve okudukça, yok olan
günlere benzettim ...

ardından el sallanmışlar 
hep birer mutluluk kalır
mutluluk görecelidir zamana göre değişir
ne kavgalar edilir de   
bir günde yeniden özlenir
kavgalar unutulunup gider
gider gibi gelir 
aslen, kızgınlık vâktedir.

ve ağladıkça, büyüyen
çiceklere benzettim,
büyüdükçe büyüdü gözlerin ...

vakit iki | 8.05.2007 muratarif

her vakit
bir ertelemeye denk düşerken
kokusu çıkmadan saçından
	kızıllığının
mevsimin yazlığının verdiği
	güneşliliğinle gel ...

her ertelemenin üzüntüye varacağı
	bi' kaç sonraki yılların
daha da olgunlaştırılmış sevdaya
	kavuşacağı
çocuk isimlerini raflardan çıkartıp
	şiirselliğini kaybettireceğimiz
olmayanlara mektupların adını kaybedeceği
güzel zamanlara varmak üzere gel ...

anlaşılamıyoruz,
tarafımızdan bile ...

git,
gelmek üzere.

vakit | 12.04.2007 muratarif

gülüşmek için
komik şeyleri bekleyemediğimiz
vakitlerimiz
senin vaktin ve benim vaktim;
ayrı olarak vakitlerimiz
bir vakit olmak üzere ayrı olan vakitlerimiz
ve
özlem yüklü vakitlerimiz

güzel gözlü gökyüzümün
geride kalmaya yüz tuttuğu
- uzun yaşayamayacağımı hissettiğimden -
geride kalan kısa yıllarımda
yağmur yerine maviliklerin yağdığı
gözlerimin yeşile boyandığı
vakitlerim

ve
sana işaret etmek üzere çıkan
sevmek fiiline ait çekimlemelerimin
ve
seni seviyorumun
romantik espriye tekabül ettiği
vakitlerim

üç noktanın görevini kötüye kullanıp
yüklendiği sorumluluğu altında ezildiği
vakitlerinin denk geldiği vakitlerim

seni seviyorumun
romantik espriye tekabül ettiği
ve
seni seviyorumun
bize tekabül ettiği
tüm vakitlerim ...

bulduğum tüm kelimeler
adına armağan olsun.

beş nokta ..... | 17.02.2007 muratarif

kimsesiz bir alan için
birçok şeyleri vereceğimiz vakitlerdi

bok renkli, devlet kokan binalarda
bahçe gibiydik
kim bilir kaçıncı bi’ kez mevsim gören

soğukluğu mutlak binaların
var olan ufak sıcaklığının oluşumu da
öpüşümlerimize bağlıydı

daha bi’ o kadar mutluluğa uzak
mutlu bir çift olmamıştır
biz sayılmazsak

üstelik gördüklerimin en güzeliydi resmin
seni saymazsak

ağlatmacı kelimeler
mutluluğa engel olamaz
tek göz iki kişilik
gözyaşı salglyorsa

ve,
var olmayan yok olmayabilir de
biz gibi.

bi’ o kadar yaklaşmışken
geleceğe
geçmiş zamana geri dönüyordum.

biz giderdik,
bizsizler gelirdi

var olmayan yok olmaya da bilir
biz gibi.

ölmek gibi doğmak | 10.01.2007 muratarif

yalnız
her akşam yatarken midir 
ölüme varma korkusu?

hani bir değeri yoktu sonsuzluğun
bir gecede mi varılır sonsuzluğa 
ya da bir nefes mi kâfi?

ölmek,
doğmak gibi yakın.
doğmak gibi zamansız.

yalnız
her nefes
bir sonluluk mudur
sonsuzluğa adım olarak.

habeşistan | 7.11.2006 muratarif

bakışlarının donukluğunda arama beni
bilmediğin yerlerdeyim
daha değmemiş rüzgarlar buldum
tenine
onlar beraber,
ben kendimleyim.

bir düzen kurdum kendime
ya da buldum diyelim,
yeni gökyüzü aldım evrenden
yeni renkler
yeni bir güneş
her damla zaten farklı birbirinden
bulutlarım aynı.

yeni bir deniz buldum
yeni kumsallar
yeni kum taneleri
	- hepsi altın renginde -
bir düzen kurdum kendime.
ya da buldum diyelim.

arada bir efkarım artar,
yüzerim biraz güneşlenirim sonrasında,
güneşim değişik sizinkinden biraz,
alıyor denizin kırmızı rengini vücudumdan,
bir düzen kurdum kendime,
yaşıyorum,
günüm 28 saat.

n'olursa olsun arada bir
bulutlara bakmak geliyor 
içimden.

bilgeç gelecek | 06.02.2008 muratarif

sen kokan hatıraların içinde 
henüz büyüyememiş
belki de büyümeyi düşünemeyen
gelecekten bihâber,
bazı mısralar biter ...

henüz, büyük yazarak
daha fazla
yer kaplattıran
bağırarak konuşup, fikir aşılayan
kış bana vurmaz,
dünyayı da ısıtırım,
dün başkaydı fikrim,
bugün utanırım.

gelecek geçmişi bilir
.

Murat Arif Çeliker
murat.celiker (@) gmail.com